EMEK-YOĞUN ÜRETİMDE PRİM SİSTEMİ UYGULAMA

Prim nedir?

Çalışandan hedef karın üstünde kar geliri elde edilmişse, hedef karın üstündeki kazancın bir kısmının çalışan ile paylaşılmasına “prim vermek” denir.

Prim sistemine neden ihtiyaç vardır?

İşletmeler, mevcut işgücü ve kaynakları ile daha fazla kar elde edebilmek için verimliliklerini arttırmaları gerekir. Verimlilik arttırma sürecinde, kaynakların ve işgücünün doğru kullanılmasını sağlayan mühendislik çalışmalarının yanı sıra, çalışanların da motive bir şekilde dahil olabilmesi için prim sistemine ihtiyaç vardır.

Prim verme koşulları neler olmalı?

Prim sistemi kurulurken dikkat edilmesi gereken birtakım kriterler mevcuttur.

Kurulan prim sisteminde kullanılan değerler objektif, ölçülebilir olmalıdır. Ayrıca basit- kolay hesaplanabilir ve çalışanlar tarafından da rahatlıkla anlaşılabilir olmalıdır. Subjektif değerler, prim temeli olarak kullanılmamalıdır. Subjektif değer kullanılması sistemi kişiye bağlı hale getirir ve bu durum çalışanların sisteme olan güvenini, adalet duygusunu sarsar.  İşletmenin arttırdığı karı çalışanları ile paylaşması, çalışanların kara ortak olmasına ve sorumluluk bilincinin artmasına olanak sağlayacaktır.

Objektif ölçülebilir olmalı

Verimlilik, kalite ve devamsızlık primin temeli olarak kullanılabilir. Buna karşın kişiye göre değişin ahlak, cinsiyet, güzellik gibi kavramlar primin temeli olamaz.

Prim konusunda en çok tartışılan konulardan biri de verime mi prim vermeliyiz, yoksa performansa mı prim vermeliyiz sorusudur. Burada esas olan, kurulan sistemin tüm paydaşlarına yarar sağlamasıdır. Prim tanımını yaparken,  ‘işletmenin hedef karın üstündeki kazancının bir kısmının çalışan ile paylaşması’ olduğunu söylemiştik. Burada işletme bir kazanç elde edemezken, prim dağıtması, doğru bir yapı değildir ve sürdürülemez. Prim, şartlı bir giderdir.

Çalışanlara dağıtılan primin yüksek oluşu işletmenin kazancının arttığına işaret eder.

Arge Bilişim prim sistemini nasıl uyguluyor?

Arge Bilişim mühendisleri tarafından geliştirilen prim sisteminde, öncesinde kurulan ölçülebilir ve izlenebilir üretim sayesinde kişiye bağlılık ortadan kaldırılmakta ve tamamen objektif veriler kullanılmaktadır. Üstelik çalışanların anlık prim kazançları kendilerine veri toplama terminalleri ekranlarından gösterilmekte ve buna bağlı motivasyonun sürekliliği sağlanmaktadır.

Kardan dağıtım

Arge Bilişim’in kurgulamış olduğu prim sisteminde amaç karın yükseltilmesi ve bu karın bir kısmının çalışan ile paylaşılmasıdır. Öncelikle işletmenin gelir ile giderinin eşit olduğu yani başa baş noktasının üzerine bir hedef kar belirlenir. Bu hedef karın üzerindeki karın bir kısmı çalışanlar ile paylaşılır. Çalışanların kara ortak olması hem kişisel memnuniyetini hem de çalışanların sorumluluk bilincini artıracaktır.

Bu kurgu ile birlikte üretim şekli yön değiştirecektir. Yönetim yukarıdan aşağıya doğru değil aşağıdan yukarıya doğru şekil alacaktır. Hiyerarşide yukarıdan gelen çalışma baskısı yerine çalışandan gelen baskı ile yeniden şekillenecektir.

Eğer çalışan yaşadığı bir sorundan kaynaklı verimli bir şekilde çalışamıyorsa ve bu yüzden prim kazanamıyorsa, anında kendi üstlerine bir feed-back sağlanacak. Üretim gibi karmaşık olan bir süreçte hataların eksikliklerin nereden kaynaklandığı daha rahat tespit edilecek, böylece sorunları çözmek daha kolay olacaktır.

Kara ortak olan çalışan bulunduğu işletmeyi daha çok sahiplenecek ve bir aidiyet duygusuyla hareket edecektir. Böylece üst yönetimden çalışanlara yapılan çalışma baskısı yerine, çalışanlardan yönetime doğru bir ihtiyaç baskısı oluşturulmuş olacaktır. Bu da verimlilik ve kaliteyi arttıracak ve üretimi mükemmelleştirecektir.

Gruba değil kişiye prim verilmesi

Piyasada uygulanan grup prim sisteminden ziyade, kişisel olarak prim verilmesi çalışanların sadece kendinden sorumlu olması, kişinin prime olan inancını arttıracaktır. Grubun içinde bir çalışanın toplam başarıyı etkileme oranı düşüktür. Örneğin grupta 50 kişi varsa. Etki etme oranı 1/50’ dir. Bu durumda, muhtemel verimsiz çalışan diğer çalışanların motivasyonunu aşağıya çekecektir. Oysa çalışan, başka çalışanlardan bağımsız değerlendirilirse önündeki engel kendisinden başkası olmayacaktır. Grup olarak ölçümün bir diğer zayıf noktası ise sorunların tespitinin zorlaştırmasıdır. Üretimde ne kadar özele inilirse -ki bu operatöre kadar ölçmek demek- o kadar rahat bir şekilde sorun tespit edilecek ve çözüm daha kolay üretilecektir. Grup olarak ölçümlerde birçok sorun, kargaşanın arasında fark edilemeyecektir.

Ölçme ve ödüllendirme farklılığı

Prim konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise ölçme ile ödüllendirmenin karıştırılmamasıdır. Çoğu işletme ‘adaleti sağlayabilmek’ adına çalışanları ödüllendirmek için verimlilik hesabına farklı parametreler eklemeye kalkar. Örneğin, operatör birden fazla operasyon yapıyorsa, verimliliğini hesaplarken katsayı ile çarpalım veya operatör zor operasyonu yapıyorsa bu operasyonu yaptığında bir katsayı ile çarpalım gibi. ‘Standart süre’ adından da anlaşılacağı gibi standart olarak belirlenmiş, operatöre göre değiştirilemez bir kavramdır. Bu nedenle tüm operatörlere aynı uygulanır. Standart sürenin operatöre göre değişmesi tüm verimlilik ölçümünü anlamsızlaştırır.

Standart süre, ölçümle ilgili evrensel bir kavramdır. Verimlilik = ( standart süre x adet / mesai ) x 100 formülü ile hesaplanır.

Ölçme, ödüllendirme ve yönetme ayrı kavramlar olarak ele alınmalıdır. Ölçme, kabul edilebilir, eklenebilir, çıkarılabilir bir kavram değildir, reel ve global bir kavramdır. Örneğin hava sıcaklığını ölçüyoruz, termometre 10 °C gösteriyor herhangi bir nedenle bu sıcaklık sonucu 12 °C kabul edemeyiz. Çünkü bu kabul görürse, o ölçüme dayalı tüm ödüllendirme ve yönetimsel aksiyonların tamamı yanlış olur.

Operatör sınıflandırma / operasyon sınıflandırma

Arge Bilişim prim sisteminde; birden fazla operasyon yapabilme ve zor operasyonları yapabilme teşvik edilmektedir.

Şöyle ki; operatörler yaptıkları farklı ve nitelikli operasyon sayısına göre sınıflandırılabilmektedir. Konfeksiyon pratiğinde operatörler bildiği operasyon sayısına göre genellikle ‘standart’, ‘esnek’ ve ‘joker’ olarak adlandırılır. Prim verilirken de bu kriterler dikkate alınarak hesaplama yapılmalıdır.

Diğer bir konu ise operasyon zorluklarının birbirinden farklı olmasıdır. Örneğin; kolay bir operasyonu %80 verimlilikle yapmak ile zor bir operasyonu %80 verimlilikle yapmak aynı değerlendirilmemelidir. Bu nedenle sistemde operasyonların zorluklarına göre sınıflandırılabilmesi sağlanmıştır. Buna ek olarak her bir operasyonun zorluğunu, matematiksel olarak hesaplamanın bir yöntemi olan “analitik iş değerlendirme yöntemi” de sistem içerisinde mevcuttur. Her bir operasyonun zorluğu hesaplanarak bu zorluk gruplarına prim sisteminde farklı katsayılar uygulanabilmektedir.

Prim sistemi verimlilik arttırır

Sonuç olarak, prim sistemi verimlilik arttırma yöntemlerinden birisidir. Özellikle emek yoğun sektörlerde çalışanların motivasyonunu yükseltmek, doğrudan verim artışı sağlayacaktır. Bunu sağlamanın en sağlıklı yolu ise, Arge Bilişim’in sunduğu ölçülebilir ve izlenebilir bir sistem üzerine, verimlilik ve kalite temelli, kişisel prim sistemini uygulamaktır.

                                                                                                                                     ARGE BİLİŞİM LTD ŞTİ

“Prim sistemi uygulama notları derlemesi”

Hulisi AYLUÇTARHAN

Pınar EKMEN

İlginizi Çekebilir: EMEK YOĞUN ÜRETİMDE KALİTE SİSTEMİ